İnsan ve Kalıtım: Başlangıç Sorusu Aradığınız Kalıtım ile ilgili kavramlar nelerdir bilgileri burada olabilir; Ayanperde olarak tüm detayları derledik. Bir düşünce deneyine başlayalım: Eğer bir çocuğun zekâsı yalnızca genlerden mi yoksa çevresel etkenlerden mi belirleniyor olsaydı, etik sorumluluklarımız nasıl değişirdi? Ya da bilgi kuramı açısından, bir bireyin neyi “bildiğini” gerçekten söyleyebilir miyiz, eğer bilgilerinin bir kısmı kalıtımsal olarak belirlenmişse? Bu sorular, kalıtım kavramını sadece biyolojik bir olgu olarak değil, felsefi bir mercekten de incelememiz gerektiğini gösteriyor. Ontoloji, etik ve epistemoloji perspektifleri, kalıtımın anlamını ve insan yaşamındaki rolünü sorgulamak için bize kritik çerçeveler sunar. Kalıtım Kavramlarının Felsefi Temelleri Ontolojik Perspektif Kalıtım,…
Yorum BırakEvin Şık Köşesi Yazılar
Hoş geldiniz! Bu yazımızda “İranda okunur mu” konusu hakkında merak edilen detaylara birlikte göz atacağız. İranda okunur mu? İzmir’de Başlayan ve Bir Anda Felsefeye Evrilen Sıradan Bir Soru Benzer Bir Yazı: İranda ne yasak ? İzmir’de 25 yaşında biri olarak gün içinde normalde çok sıradan şeyler düşünmem gerekiyor: “Akşam ne yesek?”, “Kombi kapalı mı?”, “Telefonu şarja taktım mı?” gibi hayati sorular… Ama benim beynim sağ olsun, asla bu kadar basit çalışmıyor. Bir gün yine Kordon’da otururken, hafif rüzgâr yüzüme vururken bir anda içimde şu soru belirdi: İranda okunur mu? Bunu sanki biri kulağıma fısıldamış gibi düşündüm. Sonra kendi kendime baktım:…
Yorum Bırakİran’ın Ekonomisi Türkiye’den İyi mi? (Bir Konya Günlüğünde İç Tartışma) Konya’da 26 yaşında bir mühendislik öğrencisi geçmişiyle, sosyal bilimlere merak sarmış bir genç yetişkin olarak bu sorunun peşine düşerken kendimi sık sık iki farklı zihnin arasında buluyorum. Bir tarafım tabloya, verilere, grafiklere bakıyor; diğer tarafım ise insanların günlük hayatına, pazardaki fiyatlara, sokaktaki hissiyata odaklanıyor. Soru basit gibi görünüyor ama aslında değil: “İran’ın ekonomisi Türkiye’den iyi mi?” Daha doğru ifade edersek: Hangi açıdan, kime göre, neye göre? Analitik Başlangıç: Ekonomiyi Sayılarla Okumak İçimdeki mühendis ilk cümlesini kuruyor: “Önce GDP’ye bakalım, enflasyona bakalım, kişi başı gelire bakalım.” Bu yaklaşımda iki ülkeyi karşılaştırırken…
Yorum Bırakİntifa Hakkı Nedir? Türkiye’de Mülkiyetin En Tartışmalı “Sessiz Ortaklığı” Ayanperde ailesi merhaba! Bu içeriğimizde “İntifa hakkı nedir, nasıl kaldırılır” konusunu tüm detaylarıyla inceliyoruz. İzmir’de yaşayan, 28 yaşında, etrafında emlak konuşmalarının hiç eksik olmadığı biri olarak şunu net söyleyeyim: İntifa hakkı, kulağa ne kadar teknik ve “hukuk kitabı kokan” bir kavram gibi gelse de, aslında günlük hayatta insanların birbirine kurduğu en ince ama en güçlü mülkiyet bağlarından biri. Basit anlatayım: Bir mal var ama sen onun sahibi değilsin; yine de onu kullanabiliyorsun, gelirini alabiliyorsun, içinde yaşayabiliyorsun. İşte bu durum intifa hakkı. İntifa hakkının temel tanımı İntifa hakkı, bir taşınır ya da…
Yorum Bırakİnsanın başına ne gelirse merakından gelir demiş eskiler? Merakın iki ucu keskin tarafı Sizi Ayanperde’da “İnsanın başına ne gelirse merakından gelir demiş eskiler” konusuyla ilgili özenle hazırlanmış bu içeriğe bekliyoruz. Konya’da yaşayan 26 yaşında bir mühendis olarak çoğu zaman kendimi garip bir iç tartışmanın ortasında buluyorum. Bir yanım her şeyi ölçmek, analiz etmek, riskleri hesaplamak isterken; diğer yanım sadece “denemek”, “bakmak”, “anlamak” için ileri atılıyor. Bu iki tarafın kavgası, aslında insanlığın en eski tartışmalarından birine bağlanıyor: “İnsanın başına ne gelirse merakından gelir demiş eskiler?” sözü gerçekten doğru mu, yoksa eksik bir yorum mu? Merak, insanı ilerleten şey mi yoksa başına…
Yorum Bırakİnsan Hakları Konseyi Ne Zaman Kuruldu? Ve Neden Hâlâ Tartışıyoruz? İnsan Hakları Konseyi, 15 Mart 2006 tarihinde Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun 60/251 sayılı kararıyla kuruldu. Eski İnsan Hakları Komisyonu’nun yerini aldı. Kağıt üzerinde bakınca “daha güçlü, daha etkili, daha modern” bir yapı gibi duruyor. Ama ben İzmir’de yaşayan 28 yaşında biri olarak şunu net söyleyeyim: Kağıt üstündeki hiçbir kurum, gerçek dünyadaki güç ilişkilerinden tamamen bağımsız değil. Ve evet, tam da burada tartışma başlıyor. İnsan Hakları Konseyi: İyi Niyetle Başlayan Büyük Bir Deney Herkese merhaba! Bu yazımızda “İnsan hakları ilk nerede” hakkında bilinmesi gereken önemli noktaları ele alıyoruz. 2006: Yenilenme mi,…
Yorum BırakSevgili Ayanperde ziyaretçileri, bugün “Cerf neyi icat etti” konusunda bilinmesi gerekenleri ele alıyoruz. Mustafa Akgül Hoca nereli? Sorusu Üzerinden Teknolojiye, Geleceğe ve Kendi Yolculuğuma Bakış Ankara’da sabahları işe giderken metroda çoğu insanın elinde telefon oluyor. Kimisi haber okuyor, kimisi kod öğrenmeye çalışıyor, kimisi de sadece müzik dinleyip gözlerini kapatıyor. Ben de 28 yaşında, teknolojiye meraklı sıradan bir beyaz yaka olarak çoğu zaman aynı döngünün içindeyim. Ama bazen bir isim zihnime takılıyor ve bütün düşünce akışımı değiştiriyor. Son zamanlarda bu isim Mustafa Akgül Hoca nereli? sorusuyla birlikte aklımda dönüp duruyor. Bu soru ilk bakışta basit gibi görünüyor. Ama biraz derine inince…
Yorum BırakBugün “Birinin instagramına girmeye çalışınca bildirim gider mi” üzerine güzel bir yolculuk yaptık. Ayanperde ile daha fazla içerik için takipte kalın! Birinin instagramına girmeye çalışınca bildirim gider mi? Günlük hayatın küçük paranoyası İstanbul’da yaşayınca bazı soruların aslında teknik değil, tamamen zihinsel bir mesele olduğunu fark ediyorsun. Sabah işe giderken metrobüste, akşam eve dönerken yorgun bir şekilde koltuğa çöktüğünde bile aklının bir köşesinde aynı düşünce dolaşıyor: Birinin instagramına girmeye çalışınca bildirim gider mi? Bu soru ilk bakışta basit gibi duruyor ama garip bir şekilde insanın sosyal davranışlarını bile etkiliyor. Bazen bir profile giriyorsun, sonra hemen çıkıyorsun. Sonra kendine soruyorsun: “Gördü mü?…
Yorum BırakAkrostiş Şiir Nedir ve Neden Bu Kadar İlgi Çeker? Akrostiş şiir, ilk bakışta oldukça basit görünen ama içine girdikçe zihinsel esneklik, kelime oyunları ve yaratıcılık isteyen bir yazım biçimidir. En temel tanımıyla, dizelerin ilk harfleri yukarıdan aşağıya okunduğunda bir kelime ya da anlamlı bir ifade oluşturur. Bu bazen bir isim olur, bazen bir duygu, bazen de tamamen gizli bir mesaj. Ben Eskişehir’de bir üniversitede çalışan 27 yaşında bir araştırmacı olarak, bu tür metinlerin özellikle öğrenciler arasında neden bu kadar popüler olduğunu sık sık gözlemlerim. Çünkü akrostiş şiir, hem “şiir yazıyorum” hissini verir hem de aslında oyun gibi bir düşünme alanı…
Yorum Bırakİyilik Nedir? Kısa Bir Özetle Felsefi Yolculuk Bir gün düşünün: Elinizde, aç birine yardım edip etmeme seçeneğiniz olan bir durum var. Yapacağınız eylemin sizin için faydası ne, karşı taraf için önemi ne? Ve “iyi” dediğimiz şey gerçekten evrensel bir değer mi, yoksa kültürel ve bireysel algılarımızın bir yansıması mı? Bu sorular, etik, epistemoloji ve ontoloji gibi felsefenin temel alanlarını keşfetmek için bize kapılar açar. İyilik kavramı, yalnızca davranışlarımızın değil, bilgiye ulaşma biçimimizin ve varlığın kendisinin sorgulanmasına yol açar. 1. Etik Perspektifi: İyiliğin Ahlaki Çerçevesi Etik, iyiliğin ne olduğunu sorgulayan en doğrudan felsefe dalıdır. Burada sorulacak temel soru şudur: “İyilik yaparken…
Yorum Bırak