Merhaba! Ayanperde sayfasına hoş geldiniz. Bugün gündemimizde “Kültive etmek nedir” var.
Kültive Etmek Nedir? Bir Tohumun Değil, Bir Hayalin Büyüme Hikâyesi
Kayseri’de Bir Akşam ve Eski Defterimdeki Küçük Not
Kayseri’de yaşadığım evin küçük balkonunda oturduğum bir akşamdı. Hava hafif serindi, uzaktan Erciyes’in silueti görünüyordu. Elimde yıllardır yazdığım günlük defterim vardı. 25 yaşındaydım ve hayatımın en karışık dönemlerinden birinden geçiyordum. Bir yandan geleceğim için heyecan duyuyor, diğer yandan attığım adımların yeterli olup olmadığını sorguluyordum.
O gün günlüğümün eski sayfalarından birini açtım. Yıllar önce yazdığım bir cümle karşıma çıktı:
“Bazı şeyler hemen büyümez, önce doğru şekilde ilgilenilmeyi bekler.”
Bu cümleyi okuduğumda uzun süre düşündüm. Çünkü aslında hayatımda eksik olan şeyi anlatıyordu. Ben birçok şeyi hemen sonuçlandırmak istiyordum. Bir işe başlıyor, kısa sürede büyük değişimler bekliyordum. Olmayınca da kendimi başarısız hissediyordum.
Tam o sırada “kültive etmek” kelimesiyle karşılaştım. İlk duyduğumda bana yabancı gelmişti. Fakat anlamını öğrendiğimde hayatımda birçok şeyi yeniden değerlendirmeme sebep oldu.
Kültive Etmek Nedir?
Kültive etmek, en basit anlamıyla bir şeyi geliştirmek, yetiştirmek, uygun şartlar oluşturarak büyümesini sağlamak demektir. Bu kelime özellikle tarım, biyoloji ve bilim alanlarında kullanılsa da aslında hayatın birçok alanında karşılığı vardır.
Bir toprağı kültive etmek, ona gereken bakımı vererek verimli hâle getirmek anlamına gelir. Bir fikri kültive etmek ise o fikri beslemek, geliştirmek ve zaman içinde büyütmek demektir.
Ben bu kelimeyi öğrendiğimde aklıma ilk gelen şey bir bahçe oldu. Çünkü insan hayatı da aslında küçük bir bahçeye benziyor. İçine ne ektiğimiz, ne kadar ilgilendiğimiz ve sabır gösterip göstermediğimiz geleceğimizi belirliyor.
O akşam günlüğüme şunu yazmıştım:
“Belki de sorun büyümemem değil, kendime yeterince zaman vermemem.”
Bu cümleyi yazarken içimde garip bir rahatlama hissettim. Çünkü uzun zamandır kendime karşı çok sert davranıyordum.
Bir Fidan Gibi Büyüyen Hayalim
Birkaç ay önce küçük bir proje üzerinde çalışmaya başlamıştım. Bu proje benim için sadece bir uğraş değildi. Geleceğim için kurduğum bir hayaldi. İlk zamanlarda inanılmaz heyecanlıydım. Yeni fikirler buluyor, saatlerce araştırma yapıyor, her şeyin kısa sürede mükemmel olacağını düşünüyordum.
Ama zaman geçtikçe işler istediğim gibi ilerlemedi.
Bazı günler bilgisayarın karşısına oturup hiçbir şey yapamadığım oluyordu. Verdiğim emeğin karşılığını göremediğimde büyük bir hayal kırıklığı yaşıyordum. “Ben neden ilerleyemiyorum?” diye kendime kızıyordum.
Bir gece yine günlüğümü açtım ve yaşadığım duyguları yazmaya başladım.
“Çok yoruldum. Çabalıyorum ama sanki kimse görmüyor. Belki de yanlış yoldayım.”
Bu satırları yazarken gerçekten üzgündüm. Çünkü insan bazen verdiği emeğin hemen karşılığını görmek istiyor. Beklemek zor geliyor. Fakat sonra kültive etmek kelimesini hatırladım.
Bir çiftçi ektiği tohumu ertesi gün söküp bakmazdı. “Büyüdün mü?” diye toprağı her sabah kontrol etmezdi. Onun yaptığı şey sabırla bakım vermekti.
Belki benim de yapmam gereken buydu.
Kültive Etmek Sadece Toprağı Değil, Kendini de Geliştirmektir
Kendime Daha Nazik Davranmayı Öğrenmek
O günden sonra kendime bakış açım değişmeye başladı.
Eskiden küçük hatalarımı bile büyük başarısızlıklar olarak görürdüm. Bir gün verimli çalışamadığımda bütün haftanın boşa gittiğini düşünürdüm. Fakat zamanla fark ettim ki gelişim sürekli aynı hızda ilerleyen bir yol değil.
Bazen durmak gerekir.
Bazen dinlenmek gerekir.
Bazen sadece yeniden başlamak gerekir.
Kültive etmek bana bunu öğretti. Bir şeyi geliştirmek için önce ona uygun ortam hazırlamak gerekir. İnsan da böyledir. Kendimizi sürekli eleştirerek değil, anlayarak ve destekleyerek büyütebiliriz.
Kayseri’deki o küçük odamda geçen geceler bana çok şey öğretti. Bazen yalnız hissettim, bazen başarısız olduğumu düşündüm ama her seferinde yeniden ayağa kalkmayı öğrendim.
Bir Gün Gelen Küçük Başarı
Aylar sonra üzerinde çalıştığım proje sonunda beklediğim ilgiyi görmeye başladı. Büyük bir patlama olmadı, hayatım bir anda değişmedi. Ama küçük bir ilerleme gördüm.
İşte o an çok duygulandım.
Çünkü aslında kazandığım şey sadece bir sonuç değildi. Asıl kazandığım şey sabırdı.
O gün yine balkonuma çıktım. Aynı sandalye, aynı manzara, aynı şehir vardı karşımda. Fakat ben aynı kişi değildim.
Çünkü artık şunu biliyordum:
Bir şeyin büyümesi için önce ona inanmak gerekir.
Bir insanın gelişmesi için önce kendisine fırsat vermesi gerekir.
Bir hayalin gerçekleşmesi için önce onu kültive etmek gerekir.
Kültive Etmenin Hayatımızdaki Yeri
Kültive etmek kavramı sadece iş veya eğitim hayatında kullanılabilecek bir düşünce değildir. İlişkilerimizde, yeteneklerimizde, alışkanlıklarımızda ve karakterimizde de büyük bir anlam taşır.
Bir dostluğu kültive etmek, o ilişkiye zaman ayırmak ve değer vermektir.
Bir yeteneği kültive etmek, sürekli pratik yaparak onu geliştirmektir.
Bir hayali kültive etmek, vazgeçmeden onun üzerinde çalışmaktır.
Bazen insanlar büyük değişimler bekler. Fakat büyük değişimler çoğu zaman küçük adımların birleşiminden oluşur.
Bir kitap okumak.
Bir saat çalışmak.
Yeni bir şey öğrenmek.
Kendine inanmak.
Bunların hepsi aslında bir şeyi kültive etmektir.
Defterimde Kalan Son Cümle
Geçenlerde yine eski günlüklerimi karıştırırken o ilk cümleyle karşılaştım.
“Bazı şeyler hemen büyümez, önce doğru şekilde ilgilenilmeyi bekler.”
Artık bu cümle benim için çok daha farklı bir anlam taşıyor.
Çünkü hayat bana şunu gösterdi: Her şeyin bir zamanı var. Bir tohumun ağaca dönüşmesi nasıl sabır istiyorsa, insanın kendini bulması da zaman ister.
Bugün hâlâ bazen endişeleniyorum. Hâlâ bazı günler kendimi yetersiz hissediyorum. Ama artık kendime kızmak yerine kendimi geliştirmeye çalışıyorum.
Çünkü biliyorum ki ben de hâlâ büyüyen bir bahçeyim.
Her gün yeni bir şey öğreniyorum.
Her gün biraz daha güçleniyorum.
Ve her gün kendi hayatımı biraz daha kültive ediyorum.