Gebze’de Kaç Tane Okul Var? Bir Genç Yetişkinin Hikayesi
Kayseri’de yaşamaya başladığım günden beri, her şeyin bir yerinde eksik bir şeyler olduğunu hissettim. Bir şeyler bir araya gelmiyor gibiydi. Bir sabah uyandım ve aklımda sadece bir soru vardı: Gebze’de kaç tane okul var? Bu kadar basit bir soru, o kadar çok duygu barındırıyordu ki. Kendi yaşamımda eksik kalan şeylerin bir yansıması gibiydi. Eğitim, okullar, dersler… bunlar sadece birer kelimeden ibaret değildi. Bütün hayatım boyunca her şeyin yerli yerine oturmasını bekledim, ama bazı sorular her zaman cevapsız kalmıştı. Belki de gerçekten bu soru, cevapları aramak için attığım o ilk adım olmalıydı.
O Sabah, İlk Defa Gebze’yi Düşündüm
Bir sabah, tam olarak hatırlayamadığım bir anda, içimdeki o eksik parça devreye girdi. Kayseri’den başka bir yere gitmeye karar vermiştim. Şehirler, binalar, insanların yüzleri… hepsi birbirine karıştı kafamda. O an, Kayseri’nin sınırlarını aşmak istedim. Araba yolda ilerlerken, düşündüm: Bir yere gitmeliyim, bir değişiklik olmalı. Nereye gidersem, ne yaparsam daha iyi hissederim? O sırada aklıma Gebze geldi. Kafamda deli bir şekilde dönüp duran soruyla, “Gebze’de kaç tane okul var?” diye düşündüm. O kadar basit, ama bir o kadar karmaşık bir soru ki bu.
Hızla şehir değişiyor, fakat bir yandan da geçmişimde sıkışıp kaldım. Yani, okullarla ilgili o kadar çok anı var ki… İlkokul, ortaokul, lise… Bütün o yılları geçirmişim, ama bir yerlerde kaybolmuş bir soru gibi bir şey var: Neden hala eksik hissediyorum?
Gebze’ye vardığımda, ilk işim sokakları gezmek oldu. Binalar, tabelalar, hatta insan yüzleri… her şey bir şekilde tanıdık geliyordu. Bir an için sanki her şey daha önce yaşanmış gibiydi. Yavaşça bir kahve içmeye oturdum, ve işte o an, gerçekten o soru kafamda yankılandı. “Gebze’de kaç tane okul var?”
Eski Bir Okul Anısı
O gün bir okulun önünden geçtim, dışarıda çocuklar oyun oynuyordu. Aslında bu anı, yıllar sonra yine oraya gelirken hatırlayacaktım. Geçtiğimiz yıllarda, belki de okula ilk girdiğim günden beri, eğitim bir türlü beni rahat bırakmamıştı. Okulun kapısında, eski bir yazı vardı: Geleceğe giden yol burada başlar. O yazıyı okuduğumda, birden içimde tuhaf bir his belirdi. Gelecek…
O zamanlar, okuldayken hep aynı şeyleri düşünürdüm: Eğer farklı bir okulda olsaydım, hayatım nasıl olurdu? Ama şimdi, her şeyin bir araya geldiği bu anı düşündüğümde, içinde geçmişin yaralarından, geleceğin belirsizliklerinden, en önemlisi de o sıcacık umut ışığından biraz daha fazlası olduğunu hissediyorum.
Birçok okul… Aynı duygularla iç içe geçmiş, birçoğumuzun hayatında, yerini bulmuş. Eğitim, birileri için özgürlük, birileri içinse korku olabiliyor. Ama şu an fark ettim ki, okul sadece derslerin yapıldığı bir yer değil. O okullar, belki de hayatın zıtlıklarının bir arada olduğu yerlerdi. Ve belki de Gebze’deki okullar, bana hayatımda eksik olan cevabı verecekti.
Hızla Geçen Zaman ve O Kapanan Kapılar
Akşam olup şehirde yürümeye başladım. Bir süre sonra, artık kaybolduğumuzu fark ettim. Gebze’nin sokakları çok farklı bir iz bırakıyordu. Bir yandan zamanın hızla geçtiğini hissediyorum, bir yandan da bu şehirde ne aradığımı tam olarak çözememişim gibi. Gebze’de kaç tane okul var? sorusunu kendi içimde tekrar tekrar sorarken, bir yandan da hayatımda neyin eksik olduğunu çözmeye çalışıyordum. O kadar hızlı değişen bir dünyada, insan bir yerden sonra her şeyi unuturmuş gibi hissediyor. Geçmişi, eski arkadaşları, eski okulları, hatta eski yerleri…
Bir okulun önünden daha geçtim. Okulda küçük bir grup çocuk, öğretmenlerine soru soruyordu. Bu bana çok tanıdık geldi. Ne de olsa, bu yaşlardan geçen biri olarak, aynı hataları ve zaferleri tekrar görmek acı verici olsa da bir yandan da hoştu. İnsanın kendi geçmişiyle barışması zor bir şeydi. Ama belki de bir noktada, bu okulların hepsi bana sadece bir cevap sunacaktı: İçindeki boşlukları sadece sen doldurabilirsin.
Gebze’deki Okullar ve Kendi Geleceğim
Sonraki günlerde Gebze’deki okulları daha yakından inceledim. Şehirde gerçekten çok sayıda okul vardı. Birçok okuldaki öğrencilere göz attım. Hepsi farklı dünyalarda yaşıyor gibiydi. Kimisi ders çalışıyordu, kimisi arkadaşlarıyla eğleniyordu. Ama bir şekilde hepsi aynı okulda, aynı çatı altında toplanmıştı. Her okul, bir geleceği inşa ediyordu. Ama sorum yine kafamda yankı yapıyordu: Gebze’de kaç tane okul var?
İçimde bir umudu daha güçlü hissettim. Belki de bir gün ben de kendi hayatımda yeni bir okul açarım, belki de o okullar bir araya gelir ve bana cevaplar sunar. Hayatımda eksik olan sorulara rağmen, yine de umut ediyorum. Belki bu sorunun cevabı, yalnızca bir okulda değil, birçok okulda ve farklı anılarda gizlidir. Her okul, her ders, her öğrenci, bir parçadır.
Sonuç: Gebze’deki Okulların Cevabı
Sonunda fark ettim ki, her okul, kendi cevabını içinde taşır. Gebze’deki okullar, birbirinden farklı, ancak bir araya geldiğinde yaşamı şekillendiren, insanın özlemlerini ve hayal kırıklıklarını taşıyan yerlerdi. Bu okullar, sadece ders verilen yerler değil; aynı zamanda yaşamın anlamını, içindeki eksiklikleri anlamaya çalışan birer öğretmendi.
Gebze’de kaç okul olduğu önemli değildi aslında. Çünkü her bir okul, her bir öğrenci, belki de sadece yaşamı anlamaya çalışan birer yolcuydu. Ve ben de o yolculuklardan biriydim.