Astsubay ne zaman istifa edebilir? (Bir İzmirli’nin sabah 09:00 varoluş kriziyle karışık düşünceleri)
İzmir’de sabahlar genelde ikiye ayrılır: ya deniz kokusuyla “bugün hayat güzel” modunda uyanırsın ya da kafanın içinde “ben ne yapıyorum?” sorusu dönüp durur. Ben ikinci gruptayım. 25 yaşındayım, arkadaş ortamında sürekli şaka patlatıyorum ama içimde ayrı bir sekme açık: “hayat planı – yükleniyor…”
Geçen gün Kordon’da otururken biri “Astsubay ne zaman istifa edebilir?” diye sordu. Soruyu duyunca bir an çayımı yanlış yere içecektim. Çünkü böyle sorular bende direkt “beyin açılış ekranı” etkisi yapıyor.
Yan masadaki martı bile kulak kabarttı sanki.
Ben de içimden düşündüm: “Bu soru basit değil. Bu soru, sabah 06:00’da alarm çalıp çalmama özgürlüğüyle ilgili.”
Ve işte bu yazı tam olarak oradan çıktı.
—
Astsubay ne zaman istifa edebilir? sorusunun görünmeyen katmanları
Ayanperde ziyaretçileri için hazırladığımız bu makalede “Astsubay ne zaman istifa edebilir” konusunu sade bir dille anlatıyoruz.
Şimdi dürüst olalım. Dışarıdan bakınca “istifa etmek” basit bir eylem gibi görünür: imzayı atarsın, çıkarsın, kapıyı çekersin. Ama bazı mesleklerde bu kapı bildiğin otomatik kapı değil; sensörlü, kartlı, güvenlikli, hatta bazen “emin misin?” diye göz kırpan kapı.
Astsubaylık gibi görevlerde ise konu biraz daha ciddi bir çerçeveye oturur. Çünkü iş sadece “ben sıkıldım çıkıyorum” değildir; eğitim, görev süresi, mecburi hizmet ve kurumun onay süreçleri gibi unsurlar devreye girer.
Ama ben bunu Kordon’da simit yerken düşününce kafamda şöyle bir sahne oluşuyor:
“Bir astsubay, elinde dilekçe, karşısında evrak masası… masada da ‘istifa butonu’ ama buton kırmızı ve üstünde: ‘Bunu basmadan önce 17 kere düşün’ yazıyor.”
—
Kahve masasında askerlik muhabbeti ve Astsubay ne zaman istifa edebilir? sorusu
Arkadaş ortamı biliyorsun… herkes uzman.
Bir tanesi ekonomi konuşur, biri ilişki analizi yapar, biri de hiçbir şey bilmeden en yüksek özgüvenle konuşur.
Geçenlerde kahvede sohbet dönüyor:
— “Abi astsubaylar hemen istifa edebiliyor mu ya?”
— “Kolaydır ya, dilekçe veriyorsun çıkıyorsun.”
— Ben (sessiz iç ses): “Keşke hayat da PUBG lobby gibi olsa…”
Sonra bir anda herkes bana döndü. Çünkü İzmir’de biri biraz fazla sessiz kalırsa otomatik “bu kesin biliyor” statüsüne yükseliyor.
Ben de dedim ki:
“Bakın olay o kadar basit değil. Astsubay ne zaman istifa edebilir? sorusunun cevabı, ‘ne zaman sıkıldım’ seviyesinde değil.”
Herkes sustu.
Bir an kendimi tarih dersinde tahtaya kaldırılmış öğrenci gibi hissettim.
—
İç ses: “Bunu neden ben açıklıyorum?”
İç sesim:
“Sen niye her şeye açıklama yapmaya çalışıyorsun?”
Ben:
“Çünkü bilmiyorum ama bilen gibi konuşuyorum, İzmir’de hayatta kalma yöntemi bu.”
—
Astsubay ne zaman istifa edebilir? gerçeğinin sabah 06:00 versiyonu
Sabah 06:00. Alarm çalıyor. Normal bir insan:
— Ertele
— Ertele
— Hayatımı sorgula
— Kalk
Astsubay olan biri için (genel anlamda disiplinli görev hayatı düşünülürse) sabah rutinleri çok daha planlıdır. Ama ben bunu kendi hayatımla kıyaslayınca şöyle bir fark görüyorum:
Ben:
— Alarm çalar
— “Bugün erken kalkacağım” diye yalan söylerim
— Tekrar uyurum
İçimdeki askeri versiyon ben:
— “Disiplin nerede?”
— “Astsubay ne zaman istifa edebilir?” diye değil, “neden bu yataktan kalkamıyorum?” diye sorar
Ve sonra gerçek hayat tokadı gelir.
—
Mesele sadece istifa değil, sabır meselesi
Astsubay ne zaman istifa edebilir? sorusu aslında biraz da şunu sorgulatıyor: İnsan ne zaman “devam ediyorum” der?
Bazen mesele çıkmak değildir. Bazen kalmak da bir karardır.
Ben bunu İzmir’de otobüs beklerken çok düşünüyorum. Çünkü 10 dakika yazan otobüs 28 dakikada gelir ve sen o arada hayatı komple gözden geçirirsin.
—
Günlük hayatla karşılaştırma: Ben, Astsubay ve market kuyruğu
Market kuyruğunda beklerken gözümde canlandırıyorum:
Bir astsubay istifa dilekçesi veriyor.
Kasiyer:
— “Poşet ister misiniz?”
Hayat:
— “Emin misiniz?”
Ben:
— “Abi ben sadece süt almaya gelmiştim…”
Astsubay ne zaman istifa edebilir? sorusu burada şuna dönüşüyor: “Bir insan ne zaman karar verir?”
Çünkü karar dediğin şey, bazen markette alınan yumurtadan bile daha hassas.
Bir yanlış karar:
— Yumurtalar kırılır
— Planlar değişir
— İç huzur resetlenir
—
İzmirli bir genç olarak iç hesaplaşmalarım
Tavsiye Ettiğimiz İçerik: Araba jantını kim düzeltir ?
Bazen arkadaşlarım diyor ki:
— “Sen çok düşünüyorsun.”
Ben de diyorum ki:
— “Ben düşünmüyorum, sistem çalışıyor.”
Ama gerçek şu: Kafam sürekli açık sekme gibi.
Bir sekmede:
“Akşam ne yesek?”
Diğerinde:
“Astsubay ne zaman istifa edebilir?”
Bir diğerinde:
“Ben neden bu kadar çok düşünüyorum?”
—
Yanlış bilinenler: Astsubay ne zaman istifa edebilir? hakkında sokak efsaneleri
Sokakta çok şey duyarsın:
— “İstifa edince direkt çıkıyorsun.”
— “İmza atıyorsun bitiyor.”
— “Bir gün işe gitmeyince otomatik bırakıyorsun.”
Keşke hayat böyle güncelleme notlarıyla çalışsa.
Ama gerçek hayat daha çok “sistem güncellemesi 3 saat sürer, sonra yeniden başlat” gibi.
Astsubay ne zaman istifa edebilir? sorusunda da benzer bir durum var: sadece “istemek” yetmiyor, süreç ve şartlar devreye giriyor.
Ben bunu şöyle hayal ediyorum:
Bir bilgisayar düşün.
“Çıkış yap” diyorsun.
Ama sistem diyor ki:
— “Önce 5 güvenlik kontrolü”
— “Sonra 12 onay”
— “Bir de düşünmeni istiyoruz”
—
Arkadaşların teorileri vs gerçek hayat
Arkadaşlardan biri:
— “Askerlikte istifa yoktur bence.”
Diğeri:
— “Vardır ama zor.”
Ben:
— “Ben İzmir’de çay içerken bile 3 kere karar değiştiriyorum, onların süreci düşün…”
—
İç ses diyaloğu: Karar verme anı
Ben:
“Acaba hayatımda ne yapıyorum?”
İç ses:
“Bunu her gün soruyorsun.”
Ben:
“Evet ama bugün daha dramatik hissediyorum.”
İç ses:
“Çünkü kahveni fazla içtin.”
Ben:
“Peki Astsubay ne zaman istifa edebilir?”
İç ses:
“Sen önce kendi ‘yataktan kalkma’ istifanı çöz.”
—
Hayatın kendisi de bir disiplin sistemi
İşin komik yanı şu: Astsubaylık gibi düzenli ve disiplinli yapıları düşünürken aslında kendi hayatımızın da çok dağınık olmadığını fark ediyorum.
Mesela:
— Alarm: Her gün çalıyor
— Disiplin: Erteliyoruz
— İstifa: Hayattan değil ama bazı planlardan sürekli oluyor
Astsubay ne zaman istifa edebilir? sorusu bir noktada şuna dönüşüyor: İnsan ne zaman “bu düzen bana uygun değil” der?
—
İzmir sahilinde varoluş molası
Kordon’da yürürken insanlar denize bakıyor.
Ben denize bakıyorum ama içimden Excel tablo geçiyor.
“Hayat planı – revize 4”
Bir yandan martılar bağırıyor.
Bir yandan kafam:
— “Astsubay ne zaman istifa edebilir?”
— “Ben neden bu kadar derin düşünüyorum?”
— “Simit mi alsam?”
—
Son düşünceler (ama final gibi değil, daha çok sahilde oturur gibi)
Bazen en büyük soruların cevabı net bir cümle değildir. Bazen sadece düşünmektir.
Astsubay ne zaman istifa edebilir? sorusu da böyle bir şey. Sadece bir meslek sorusu değil, aynı zamanda “insan ne zaman değişim ister?” sorusunun başka bir kıyafeti gibi.
Ben 25 yaşında, İzmir’de yaşayan, sürekli şaka yapan ama iç dünyasında fazlaca düşünen biri olarak şunu fark ediyorum:
Hayat, bazen ciddi planlar kadar, o planları düşünürken içinden geçen saçma esprilerden de oluşuyor.
Ve belki de en garip gerçek şu: İnsan bazen istifa etmeyi değil, neyi bırakacağını anlamaya çalışıyor.
Önerdiğimiz İçerik: Astsubay intibak eğitiminde neler yapılır ?